Hayatımızda yaptığımız şeyleri ihtiyaçtan mı yoksa arzudan mı yapıyoruz? Bu sorunun cevaplarıyla hareket etmek bize bedenimizi ve ruhumuzu kazandırır. Zihnimizi de onu sağlıklı kullanabileceğimiz yönde kazandırır. Bedenimizde tıkanmalar olur ihtiyacımızdan fazlasını almaya çalışırsak. Karşımızdakini sevdiğimizden yaparız sanırız. Aslında kendi sevilme ihtiyacımızdan, yalnız kalmama ihtiyacımızdan yaparız. Güvende hissettiğimiz, olmak istediğimiz yerden çıkmak istemeyiz. Halbuki gideceğimiz basamak bizim için daha da güvenilirdir çünkü özgürlük oradadır. Sevginin, teslimiyetin, varlığımızın kaynağı oradadır. Korkularımızdan sıyrılmaya ne dersiniz? Korkarak korkularından sıyrılmak... korkuyu yok saymak değildir bu yolculuğun anlamı. Korktuğunu bilerek, zihninden salgıladığı korkuyu arkada bırakarak yol almaktır. Temelinde ölüm korkusu yatar. Kendini yok edip başka bir benlik yaratma. Ya sevilmezsem, ya kabul edilmezsem, ya eskisi gibi hayatım istediğim gibi olmazsa korkuları. Bilmek yetmez adım atmak için. Onu derininden, taaa içinden hissetmek gerekir. Gerçekten istemek gerekir. Kendine yaptıklarını görmek ve bir daha onları yaşamak istememek gerekir. O ana geldiğinizde, adım atmaktan korkmayın. Artık evren size hizmet etmeye, bu niyetiniz için sizinle olmaya başlar. Kaybedecek neyimiz var ki önceki kaybettiklerimizden daha değerli. Göz göre göre kendimize bıçak saplamak, bedenimize zarar vermek daha mı değerli? Bizden daha değerli kişiler mi yarattık hayatımızda? Unutmayın ki onları biz yarattık ve var ettik. Bizim için var onlar. Şimdi ise sadece yeni hedeflerimize hizmet etmek için var olacaklar. Korkma... En sağlıklı besin kaynağımız ihtiyacımız kadar olandır!