Mükemmel olmak; her şeyi dört dörtlük yapmak, eksiksiz yaratmak, bir tek bile düzensizlik görmemek, üzerine söylenecek söz bulamamak, değiştirilecek tek bir yerin bile olmaması. Gerçekten doğru mudur bu? Mükemmellik hem ortam için hem insan için ne ifade eder? Tamamlanmışlık, takdirlik, egoistlik, gösteri, kendini doyurma... Sizce ne ifade eder? Bence tek şey ifade eder; ölümü. Mükemmel olan her şey artık bir ölüdür. Hayattan, candan hiçbir parçası yoktur. Artık üzerinde yapacak hiçbir şeyin yoktur. Duygusunu yitirmiştir mükemmellik, hisleri kaybolmuştur gözü körleştiği için. Artık o olay/kişi/yer için üzerine koyulacak hiçbir şey yoktur çünkü o artık tamamlanmıştır. Ve hiçbir şeyi taşıyamaz artık. Yamuk olan, sonrasında üzerinde oynanacak hiçbir şeyi yoktur. Gerçek olamayacak kadar güzeldir. Çünkü gerçek hiçbir zaman mükemmel olamaz. Gerçek deneyimlemelerle, acılarla, iyisiyle kötüsüyle mükemmele ulaşabilir. O zaman da zaten başka bir boyuta geçilir. Mükemmel tasarlanmış bir ev hayal edin, dekorasyon, renkler, objeler, ışıklar... Ama içinde hiç insan olmadığını, bir insana ait masada/yerde/koltukta bir çöp bile olmadığını hayal edin. O ev mükemmel olsa kaç yazar, ölü olduktan sonra. O eve, gittiğimiz yerlere, tanıştığımız kişilere bile can veren bizleriz! Tamamlanmış bir şeyin artık yeri yoktur bu Dünya’da. O yüzden yolumuz, tamamlanma yolu ve o yüzden mükemmel olan her şey, tamamlanmış ve bu Dünya’ya ait olmadığı için cansızdır. Buradaki mükemmel ise hayatın kalp atışlarını duyabiliyor olmaktır. O yüzden denilmiştir ki “Bu hayatta hiçbir şey dört dörtlük olamaz.” Çünkü olursa o “hayat” olmaz.