Taş Mı İnsan Mı?
04/04/2025


Ben dalgaları insanların yaşadığı olaylara benzetirim. Kenara sürülmüş taşları da insanlara. Yıpranmış, küçülmüş, kayıpları olmuş ama daha çok parlamış olan irili ufaklı taşlara. Hatta birbirine yapışmış taşlar aynı iki insanın zor zamanlarda birbirine yapışması, destek alması gibidir. Bu çok güzel bir dayanışmadır. Ta ki bağımlılık olup kendini unuttuğun noktaya gelene kadar. Deniz bazen durgun bazen coşkulu akar, olaylarda insan hayatında böyledir aslında. Coşkun dalgalardan korkarız, canımızın yanmasından, boğulmaktan, sürüklenmekten. Halbuki o dalgaların sayesinde kenara sürüklenmiş taşlara baktığımızda, üstlerindeki son kasırga olan köpükler gittiğinde pasparlak tertemiz bir görüntü görürüz. Bedenen yıkandığımızda köpükten sonra nasıl mis gibi parlayıp tertemiz gözüküyorsak, tenimiz nasıl bir çarşaf gibi kaygan oluyorsa, bütün yüklerimizden nasıl hafiflemişçesine bedenimiz kendini rahat ve hafif hissediyorsa, taşlarda o denli parlak ve soluk alıyormuş gibi gözükürler. 

Yani olan olaylar aslında, ne kadar yırtıcı ve kuvvetliyse de, koca görüntüsünün altında seni yutarca gelişinin sonucunda oluşturduğu bembeyaz köpük dalgası aslında ruhumuzun temizliği içindir. O köpük üstümüzden geçer ve aynı bedenimiz gibi ruhumuzda tertemiz olup parlar.

En zorlu olaylara göğüs gerip karşı durmaya çalışırsak kumların arasına sıkışıp bulanık suda kalmış, kaybolmaya yaklaşmış, kumun içerisinde kimse görmeden var olmaya çalışan taşlar oluruz. 

Bırakın deniz sizi sürüklesin ve en sonunda sakinliğe, kıyıya, temizliğe ulaştırsın. Teslim olun akıntıya... O andan sonra zaten artık her şey daha temiz görülecek ve hissedilecektir. Yeter ki akışa engel olmaya çalışmayın, onunla bir olun... Bırakın öfke köpürsün ve sizi iterek temizlesin. Direnmeyi bırakın... 
Emin olun ki o andan sonraki her dalga sizi daha çok temizlemek ve yenilikleri getirmek için üzerinizi okşayarak, sizi serinleterek üstünüzden geçecektir...

BLOG