Özgür olan da sensin, tutsak olan da. Keşifte sensin, keşfeden de. Aşık olan da sensin, olmak istemeyen de. Yürüyen de koşan da duran da giden de kalan da seven de sevmeyen de öfkeli de öfkelenen. Hatta o da sensin, bu da öteki de. Aslında her şey sensin/benim. Dünya sensin/benim. Hepsi bizlerin oluşumuyla, kendi dünyalarımızda meydana getirdiklerimiz. Tıpkı çocukken, tek başımıza yarattığımız bir dünyanın içinde her alanda her rolü kendi üstümüze alıp oynamamız ve oynatmamız gibi… İçinin dışarıya yansımasıdır bu. İçinde ne var ise dışarıda da onu görürsün. Kim olarak güne başlıyorsan, ona uygun olaylar yaşayıp kişilerle tanışırsın. Eğer odaklanman gerekenden şaşmazsan, gün içerisinde alacağın hediyeler sınırsız olur. Hayallerinin yolunda kullanabileceğin bir sürü hizmet sunar hayat sana. Etrafındakileri suçlamak ya da yargılamak yerine sadece “kendi yolumda bunlar benim ne işime yarayacak” yönünde algını değiştirmelisin. Çünkü emin ol ki yarayacak.